Makul Mu Mâkul Mu ?

Yaren

New member
**Makul mu Mâkul mu? Türk Dilinde Doğru Kullanım ve Anlam Farkları**

Türkçede bazen kelimelerin yazılışı ile telaffuzu arasındaki farklar, dil öğrenicilerinin ve diline hâkim olanların kafasını karıştırabilmektedir. Bu karışıklıklardan biri de “makul” ve “mâkul” kelimeleri arasındaki farktır. Pek çok kişi bu iki kelimenin ne anlama geldiğini ve hangi durumlarda kullanıldığını net bir şekilde bilemeyebilir. Bu yazıda, “makul” ve “mâkul” arasındaki anlam farkını, doğru kullanım biçimlerini ve dildeki yerlerini ele alacağız.

**Makul ve Mâkul Arasındaki Anlam Farkı**

Türkçede “makul” ve “mâkul” kelimeleri, kelime kökenleri açısından benzer bir yapıya sahip olmalarına rağmen anlam olarak birbirinden farklıdır. “Makul” kelimesi, mantıklı, akla yatkın, ölçülü, sağduyulu gibi anlamlar taşır. Örneğin, “Makula uygun bir çözüm bulmalıyız” cümlesinde olduğu gibi, yapılan bir şeyin mantıklı ve sağduyulu olduğunu ifade eder.

Diğer taraftan, “mâkul” kelimesi ise Arapçadan dilimize geçmiş bir kelimedir ve genellikle akıl yoluyla anlaşılabilen, gerçekçi olan anlamında kullanılır. Ancak bu kullanım giderek daha nadir hale gelmiş ve zamanla yerini “makul” kelimesine bırakmıştır. Günümüzde, dildeki genel kullanımda “makul” kelimesi yaygınlaşmışken, “mâkul” kelimesi tarihsel ya da edebi bir bağlamda karşımıza çıkabilir.

**Makul mu, Mâkul mu? Hangisi Doğru Kullanım?**

Türk Dil Kurumu (TDK), doğru kullanım olarak “makul” kelimesini kabul etmiştir. Günlük dilde, “makul” kelimesi doğru ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Dildeki modern kullanımda, “makul” kelimesi hem yazılı hem de sözlü dilde en yaygın tercih edilen kelimedir.

Ancak “mâkul” kelimesi, özellikle edebi eserlerde ya da eski dilde kullanılabilecek bir terim olarak yer alır. Klasik edebiyat eserlerinde ve Arapçadan alınan kelimeleri barındıran metinlerde karşılaşabileceğimiz bir ifadedir. Günümüz Türkçesinde bu kelime, eski ve nadiren kullanılan bir biçim olarak kalmıştır. Dolayısıyla, günlük dilde ve özellikle resmi yazışmalarda “makul” doğru kullanımdır.

**Makul ve Mâkul Kelimelerinin Kullanım Örnekleri**

1. **Makul**:

- “Bu yapılan öneri gerçekten makul bir çözüm sunuyor.”

- “Makul bir fiyat teklifi almadık.”

- “Ona böyle bir teklif yapmak, makul bir hareket olmayacaktır.”

2. **Mâkul** (Eski Kullanım):

- “Söyledikleri gerçekten mâkul bir düşünceydi.”

- “Mâkul bir karar almak, bu durumda en iyisi olacaktır.”

- “Verilen cevap, zamanında verilen mâkul bir yanıttır.”

Görüldüğü gibi, “makul” kelimesi daha çok modern ve yaygın bir biçimde kullanılırken, “mâkul” eski bir dil kullanımını yansıtmaktadır.

**Türkçede Kelime Seçimi: Duygu ve Anlam İlişkisi**

Türkçede kelimelerin seçimi, anlamı doğrudan etkileyen bir faktördür. “Makul” kelimesi, genellikle gerçekçi ve sağduyulu yaklaşımlar için kullanılırken, “mâkul” kelimesi ise daha teorik, eski bir dilde kullanılan anlam taşır. Her iki kelimenin anlamlarının birbirine yakın olduğu söylenebilir, ancak kullanım bağlamındaki farklar, dilin evrimini ve halkın dilindeki değişimi yansıtır.

Özellikle halk arasında “makul” kelimesi sıkça tercih edilirken, daha yüksek edebi veya entelektüel düzeyde yer alan metinlerde ve bazı şiirsel anlatımlarda “mâkul” kelimesine rastlanabilir. Ancak, bu kullanım pratikte çok yaygın değildir.

**Makul ve Mâkul Kullanımının Etimolojik İncelemesi**

“Makul” kelimesi, Fransızca “acceptable” veya Latince “acceptabilis” kelimelerinden türetilmiş bir sözcük olup, mantıklı, kabul edilebilir anlamlarını taşır. Türkçeye bu biçimde geçmiş ve zaman içinde doğru kullanım halini almıştır.

Diğer yandan, “mâkul” kelimesi ise Arapçadan gelmiş olup, "akla yatkın", "mantıklı" anlamına gelir. Arapçadaki kökeniyle Türkçeye geçmiş olan bu kelime, dilin evrim sürecinde yerini "makul" kelimesine bırakmış ve zamanla halk dilinde daha az yer edinmiştir. Arapçadaki kelimenin geçmişteki kullanımları, daha çok eski metinlerde ve dini içerikli yazılarda karşımıza çıkmaktadır.

**Türkçede Diğer Benzer Kelime Karışıklıkları**

Türkçede, “makul” ve “mâkul” gibi kelime karışıklıkları başka örneklerle de karşımıza çıkmaktadır. Bu tür karışıklıkların çoğu, dildeki kelimelerin etimolojik kökenleri ve halk arasındaki farklı telaffuzlardan kaynaklanır. Örneğin, “fark” ve “fırk” kelimeleri ya da “sevinç” ve “sevinc” gibi benzer karışıklıklar, dilin gelişim sürecinde çeşitli yanlış kullanımlara yol açmaktadır. Bu tür yanlış kullanımların önüne geçmek için, dildeki kelimelerin doğru anlamlarını ve kullanım alanlarını bilmek önemlidir.

**Sonuç ve Öneriler**

Türkçede, dilin doğru ve yerinde kullanımı büyük bir önem taşır. “Makul” kelimesi, hem günlük dilde hem de resmi yazışmalarda doğru ve yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. “Mâkul” ise eski bir dil kullanımını ifade eder ve daha az tercih edilir. Türk Dil Kurumu’nun belirlediği kurallara göre, “makul” doğru kullanım biçimidir ve halk arasında da bu kelime daha yaygın bir şekilde yer etmektedir.

Dilbilgisine ve anlam kaymalarına dikkat etmek, Türkçeyi doğru kullanmak adına oldukça önemli bir adımdır. Türkçedeki kelimelerin doğru anlamlarını öğrenmek ve bunları yerinde kullanmak, dilin zenginliğini korumak açısından büyük bir değere sahiptir. Bu nedenle, günlük dilde ve resmi yazışmalarda “makul” kullanımı önerilirken, eski dildeki “mâkul” kullanımı nostaljik ve tarihi bir bağlamda kalmalıdır.
 
Üst