Bugünkü oruç niyeti nasıl getirilir ?

Selin

New member
Bugünkü Oruç Niyeti: Bir Ruhun Yolculuğu

Selam forumdaşlar!

Bugün sizlere çok özel bir hikâye anlatmak istiyorum. Gerçekten içinde bir şeyler aradım, bir şeyler buldum. Hikâye, hepimizin hayatında bir şekilde dokunan, bazen farkında bile olmadığımız ama her zaman arka planda duran bir konuyu ele alıyor: Oruç. Ama sadece oruç değil, niyetin gücü. Bir insanın, bu kutsal ayda, bugünkü oruç niyetini nasıl getirdiğini, nasıl hissettiğini anlatmak istiyorum. Herkesin bir yolculuğu var ve belki de sizin de bu yolculuğa dair söyleyecek bir sözünüz vardır…

Ali ve Zeynep: İki Farklı Dünyadan Oruç Niyeti

Ali, her sabah erken kalkar, kahvaltısını yapar, bir süre çayı demler ve oruç için niyet etmeye başlar. Onun dünyasında işler hep mantıklı, net ve stratejik şekilde ilerler. “Bugün oruç tutacağım, çünkü dinim gereği bunu yapmam gerekiyor ve bu benim sorumluluğum,” der. Hiçbir duygusal karmaşaya yer yoktur; her şey bir planın parçasıdır. O, oruç tutarken adeta bir asker gibi görevi yerine getirir, niyeti de tam olarak bu minvalde şekillenir: “Bugün oruç tutacağım, çünkü bu doğru olan şey.”

Zeynep ise çok farklı bir dünyaya sahiptir. Oruç tutmaya başladığında, öncelikle niyetini içindeki kalbin derinliklerinden alır. Zeynep için oruç, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir ruhsal arınma, bir gönül temizliği yolculuğudur. “Bugün oruç tutarken kalbimi temizlemek istiyorum,” der. O, niyetini getirmeden önce, içinde olduğu huzursuzlukları, belki kırgınlıkları, kayıpları bir kenara koyar. Oruç, Zeynep için sadece aç kalmak değil, içsel huzura kavuşmak, her şeyin ötesinde Allah’a olan sevgisini en saf haliyle yaşamak demektir.

Ali’nin Stratejik Niyeti: Bir Görev Olarak Oruç

Ali, oruç tutmaya başladığında bir hedefe ulaşmak istiyordur. Onun için oruç, sadece bir ritüel değil, başarıya ulaşmak için yapılması gereken bir iştir. Oruç başladığında, kahvaltısını yaparken düşündüklerini hatırlıyor: “Bugün oruç tutacağım, çünkü insan kendini bu şekilde disipline edebilir. Hem de bu, bir insanın Tanrı’ya karşı sorumluluğudur.” Ali, gözlerinde hedeflerine odaklanmış bir dikkatle işini yapar. Her şey yerli yerindedir, hiçbir duygusal dalgalanma yoktur. Niyetini getirirken, kendi zihninde sorumluluğunun farkındadır.

“Bugün oruç tutmak, bana hem bir sınav, hem de bir ödül gibi gelecek,” diye düşünür. Çünkü Ali için oruç, manevi bir değeri gerçekleştirmekten çok, bir görevdir. İyi bir insan olmanın yolu, belli kurallara sadık kalmaktan geçer ve oruç, bu kurallardan sadece biridir.

Zeynep’in Duygusal Niyeti: Bir Yüreğin Arayışı

Zeynep, oruç niyetini getirirken, kendisini büyük bir huzur içinde hisseder. Onun için oruç, sadece bir açlık hissi değildir. Zeynep, oruç tutarken içindeki her kırgınlık, her buruklukla hesaplaşır. “Bugün oruç tutmak istiyorum, çünkü kalbim sıkışmış hissediyor,” der Zeynep. Oruç, onun için bir yolculuktur, içsel bir huzur arayışıdır. O, açlıktan çok, duygusal açlıkları gidermek ister.

Zeynep, niyetini getirmeden önce biraz oturur, derin bir nefes alır. Kalbinin içindeki tüm karışıklıkları, acıları, kırgınlıkları birer birer siler. "Bugün Tanrı'ya daha yakın olmak istiyorum," diye geçirir içinden. Zeynep’in oruç tutarken, bedeniyle değil, ruhuyla aç kaldığı zamanlar vardır. Oruç, ona kalbinde bir boşluk bırakmaz; tam tersine, o boşluğu ruhsal olarak doldurur. Niyetinin gücü, sadece aç kalmakla değil, duygusal olarak temizlenmekle ilgilidir.

İki Farklı Yol, Bir Aynı Niyet

Ali’nin ve Zeynep’in oruç tutma niyetleri çok farklıdır. Biri, stratejik bir yaklaşım benimser, diğeri ise duygusal bir derinlik arar. Ancak bir gerçektir ki, ikisi de aynı niyetle yola çıkarlar: Allah’ın rızasını kazanmak. Niyetler farklı olabilir, yollar farklı olabilir, fakat her ikisi de oruç tutarak kalplerine huzur getirmeyi, ruhlarına arınma sağlamayı ister.

Zeynep’in içindeki ruhsal yolculuk, Ali’nin adeta bir görev gibi yerine getirdiği oruçla da buluşabilir. Çünkü, oruç sadece fiziksel bir açlıkla değil, aynı zamanda ruhsal bir doygunlukla da ilgilidir. Ali’nin planlı yaklaşımı, Zeynep’in duygusal derinliğiyle birleşir ve nihayetinde her ikisi de oruçla bir bütünlük sağlarlar.

Siz Nasılsınız?

Forumdaşlar, hikâyeyi okurken içinizde neler hissettiniz? Ali gibi mi yaklaşırdınız, yoksa Zeynep gibi mi? Herkesin oruç niyeti farklı olabilir, ama niyetin gücünü hepimiz hissedebiliriz, değil mi? Oruç, sadece açlık değil, bir kalbin ruhsal arınma yolculuğudur. Sizin oruç tutarkenki niyetiniz nedir? Hadi, biraz da sizin hikâyenizi duymak istiyorum. Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum!
 
Üst