Bilgi yönetimi DGS ile hangi bölümlere geçebilir ?

Baris

New member
Bilgi Yönetimi DGS ile Hangi Bölümlere Geçebilir? - Farklı Yaklaşımlar Üzerine Bir Tartışma

Merhaba forumdaşlar!

Bugün biraz farklı bir bakış açısıyla bir konuyu tartışmak istiyorum. Bilgi Yönetimi bölümüyle DGS (Dikey Geçiş Sınavı) ile hangi bölümlere geçiş yapılabileceği üzerine derinlemesine bir sohbet açalım. Bildiğiniz gibi, her öğrencinin DGS ile bir bölüme geçiş yaparken kendine özgü bir hedefi ve motivasyonu vardır. Bu motivasyon, hem kişisel hem de toplumsal açıdan birçok farklı şekle bürünebilir. Bence bunu daha geniş bir perspektiften ele almak faydalı olacak. Hadi gelin, konuya erkeklerin objektif ve veri odaklı, kadınların ise duygusal ve toplumsal etkiler odaklı bakış açılarıyla bakalım.

Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşımı

Erkeklerin konuyu genellikle daha objektif bir şekilde ele aldığını gözlemliyorum. DGS ile Bilgi Yönetimi bölümü öğrencilerinin tercih edebileceği alanlar konusunda, genellikle veri, iş gücü piyasası ve kariyer fırsatları üzerinde duruluyor. Örneğin, erkek öğrenciler, hangi bölümün iş gücü açısından daha fazla fırsat sunduğunu ve hangi sektörlerin daha hızlı büyüdüğünü dikkate alarak bir karar verirler.

İşletme, Ekonomi ve Yönetim Bilimleri gibi bölümler, bu gruptaki öğrencilerin en çok tercih ettiği alanlardan biridir. Çünkü bu bölümler, veri analizi, iş stratejileri ve yöneticilik gibi konularda geniş bir yelpazeye sahip. İş gücü piyasası, bu alanlarda uzmanlaşmış profesyonellere oldukça ihtiyaç duyuyor. Erkekler genellikle bu tür bölümlere, gelecekteki iş olanaklarını ve maaş skalalarını göz önünde bulundurarak yönelir.

Bir diğer tercih edilen alan ise Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri gibi bölümlerdir. Bu alanda, özellikle teknoloji ve yazılım geliştirme gibi alanlarda çok fazla fırsat mevcut. Bilgi Yönetimi’nden bu bölümlere geçiş yapmak, bilgi teknolojileri ve dijital dünyada yetkin bir profesyonel olma yolunda sağlam bir adım olabilir.

Kadınların Duygusal ve Toplumsal Etkiler Odaklı Yaklaşımı

Kadınların ise konuya daha çok duygusal ve toplumsal bağlamda yaklaştığını gözlemlemek mümkün. Bu bakış açısında, sadece iş gücü değil, aynı zamanda toplumsal etkileşimler ve bireysel memnuniyet de önemli bir yer tutar. Kadınlar, genellikle geçiş yapacakları bölümlerde toplumsal etkilerden daha fazla etkilenebilirler. Toplumda kadınların genellikle daha fazla şefkat, insan odaklı ve sosyal sorumluluk gerektiren alanlarda çalışması bekleniyor.

Bu bağlamda, Sosyal Bilimler, Psikoloji, Sosyoloji ve İletişim gibi bölümler, kadın öğrenciler için çok tercih edilen alanlar arasında yer alır. Bu bölümler, bireylerin ve toplumların daha iyi anlaşılması, toplumsal sorunların çözülmesi gibi amaçlarla şekillenir. Bilgi Yönetimi’nden geçiş yapan kadın öğrenciler, bu alanlarda, toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumsal sorumluluk projeleri gibi duyusal bağlamlarda önemli roller üstlenebilirler.

İnsan Kaynakları Yönetimi gibi bölümler de kadınlar için cazip olabilir. Çünkü bu alanda, hem insanlarla doğrudan etkileşim içinde olunması hem de bir yöneticilik perspektifine sahip olunması önemli faktörlerdir. Ayrıca, kadınların liderlik pozisyonlarına gelmesi ve karar alma süreçlerinde etkili olması, toplumsal düzeyde de daha fazla takdir görmektedir. Bu açıdan kadınlar, hem bireysel tatmin hem de toplumsal sorumlulukla ilgili bilinçli bir karar verebilirler.

Tartışmaya Açık Sorular

Tabii ki, herkesin tercihleri farklı olacaktır. Bu noktada siz değerli forumdaşların fikirlerini merak ediyorum:

- Erkeklerin genellikle veri ve objektif verilere dayalı bir yaklaşım benimsemesi, iş gücü piyasasında başarıyı daha kolay yakalamalarına yardımcı oluyor mu? Kadınların ise daha toplumsal bir perspektife sahip olmaları, onları iş gücü piyasasında daha az mı avantajlı kılıyor?

- Bilgi Yönetimi bölümünden hangi bölümlere geçişin, hem kariyer açısından hem de kişisel tatmin açısından daha verimli olacağını düşünüyorsunuz?

- Erkeklerin veri ve objektif bakış açılarının, kadınların duygusal ve toplumsal etkilerle ilgili yaklaşımlarını birleştiren bir karar alması, her iki grubun da istediği başarıyı yakalayabilmesine yardımcı olabilir mi?

Benim görüşüm, her bireyin kişisel ve toplumsal faktörlere göre kendine en uygun alanı seçmesi gerektiğidir. Ancak, bu iki bakış açısının birleşmesi, çok daha güçlü bir karar alma süreci yaratabilir. Forumda fikirlerinizi paylaşırsanız, herkesin daha net bir perspektif kazanacağına inanıyorum.
 
Üst